11 Nisan 2014 Cuma

Duvara Vazo Nasıl Monte Edilir?

Yeni moda bu, artık vazolarımızı masanın üzerine koymuyoruz bayanlar. Duvarlara asıyoruz :)
Böylece daha şık daha sevimli bir görüntü elde etmiş oluyoruz.
Ayrıca gören herkesin "vaaay süper nerden aldın? böyle mi satılıyor bu?" gibi sorularına maruz kalıp "ben yaptım" cevabını verdikten sonra, sana dönenen o koca gözlerde "hadi ordan" tarzındaki mesajı üstün zekanızla alıp, hindi misali koltuklarınızı kabartarak "ehü ehühü" gibi garip ve anlamsız sesler çıkarmanıza, ama yinede ağzınızın kulaklarınıza varmasına sebep olabiliyor :)

(Biran cümlemi toparlayamayacağım sandım, aslında hala toprlayıp toparlamadığımdan emin de değilim, aslında şuan yukarıda saçmaladığım anlamsız cümleyi silebilirim, ama silmiyorum.
Bunları neden buraya yazıyorum onu da bilmiyorum. Aslında ben şuan içimden konuşuyorum. Yada konuşmuyor muyum? Gökyüzü neden mavi? Peki ya denizler? Deniz demişken denize girmeyi özledim ben ya...:)
NOT: Yukarıda parantez içindeki cümleyi unutun, aslında bir üstteki paragrafı da unutun.
Yada iyisimi okumayın siz bu postu :)


Aslında bu postu yazmadan önce "matkap nasıl kullanılır?" dersi vermeliydim post halinde:)
öylesine yazmıştım ama öğrenmek isteyenler varsa ciddi ciddi yazabilirim :)
Casaret hanımlar, erkeklere muhtaç olmayalım:)
Çok feminist gördüm kendimi yalnız:)
***
Aşağıdaki vazo yağdanlık olarak satılıyordu, ben ona bir vazo gözüyle bakıp, kapağını atmak suretiyle vazoya çevirdim. Çok zorlu bir işti:)
Giriş kapımın hemen yanındaki küçük duvara uyguladım. Aslında biraz risk aldım diyebilirim. Kötü olsaydı duvardaki delik hiç hoş olmayacaktı ama çok emindim güzel olacağından, o yüzden bu riski de almak istedim. Bu deneme amaçlıydı ve istediğim sonucu verdi. şimdi sırada salon, yatak odası, kuzumun odası antre ve tabiki lavabo var:) Tüm odalarımın duvarlarına vazo asmak istiyorum.
***
İlk matkap kullanmayı öğrendiğimde hergün duvar deler olmuştum:) sürekli duvarlara resim asıyordum, raf asıyordum yada mutfağıma demir çubuk v.s asıyordum:) Eşime kalsa onların yerine asılması aylar sürecekti:) Kayınvalidem benim adımı "Usta Gelinim" koydu :)
"Kızım bi ara gelde benim bu prizimi de duvara monte ediver, şunları da duvara asıver" der oldu :)
Namım sülaleye yayıldı, artık beni "gel bi çay içelim" diye değil "canım bi ara gelde şunları bi duvara asıver, çay da içeriz" diye evlerine davet eder oldular :)
Ne diyebilirim ki insanlar beni seviyor :p


Duvara monte için kullanacağınız aparat bu efendim. Yapı marketlerinde ve hırdavatçılarda bulabilirsiniz. Ben "boru şeysi" diye aradım her yerde bulmam biraz zaman aldı ama siz orijinal ismi olan "trifonlu kelepçe" diye sorarsanız hemen çıkarırlar diye tahmin ediyorum :)


 Öpüyor ve sevgiyle selamlıyorum sizi :)
Eğer evinize yaparsanız lütfen resimlerini bekliyorum. Facebook sayfamdan yayınlarım süper olur:)
Mail olarak tozpembenet@hotmail.com
yada
Facebook sayfamdan mesaj olarak gönderebilirsiniz resimleri

https://www.facebook.com/pages/Toz-Pembe/297461790317989

Bekliyorum bayanlar :)

10 Mart 2014 Pazartesi

Tuvalet Kağıdı Rulosundan Çiçek Yapımı (Çocuklar için Etkinlik)

İtiraf etmeliyimki güzel bir çalışma oldu.
Azra'yla devamını yapacağız inşallah. Ruloların birikmesini bekliyoruz:)
Hiç uzatmadan yapımını gösterip kaçacağım. Zira kuzuyu okuldan alma saati yaklaşıyor.
Ayrıca henüz 1 kap yemeğim bile yok:)
Ve çok açım.
Akşama kadar nedenlerimi sıralayıp sizi bayabilirim. Ama bunu yapmayacağım :)
 
 
Tuvalet kağıdı rulolarını ikiye katlayıp bu şekilde yaklaşık 2'şer cm aralıklarla kestik.
 
 
Azra diğer ruloyu keserken ben kesilmiş olan ruloları bu şekilde zımbalayarak çiçek şekline getirdim.
 
Azra tabiki pembe rengi tercih etti ve pembeye boyadı.

Bense sarıya.
Boya olarak sulu boyayı tercih ettim diğer boyaların kuruma süreleri çok uzun oluyor. Dolayısıyla boyarken çok fazla bulaşabiliyor. Ama sulu boyayla bir tarafını boyarken diğer kısmı neredeyse kurumuş oluyor.

Kuruması için peteğin üzerine dizdik :)

...Ve avizemizin ucuna misinayla bağlayıp sarkıttık :)
 
2 yıllık blog hayatımda yazdığım en hızlı posttu :)
Gece eklemeler yaparım muhtemelen.
Mutlu pazartesiler :)



6 Mart 2014 Perşembe

Pullarla Çocuklara Eğlence

Bir zamanlar boncuk & pul görmek istemeyen, aldığı kıyafetlerde pul&boncuk olmamasına özellikle dikkat eden ve eğer varsa eve gelir gelmez il iş onları sökmek olan ben, şu sıralar dost oldum, sevgiyle doldum onlara karşı :)
 
 
Bu çalışmaya "ilkel yöntemlerle fotokopi" adını veriyorum ben:)
Yada "o an elde olan imkanlarla" da denebilir :)
Uzun kış geceleri aklınıza aniden kuzucuğunuzla farklı birşeyler yapma isteği uyandığında bu yönteme başvuruyorsunuz efenim:)
İnternetten bulduğunuz ve beğendiğiniz bir resmi bilgisayarınıza kaydedip yakınlaştırıyorsunuz. A4 kağıdını bir parça bantla monitöre yapıştırıp keçeli kalemle çiziyorsunuz.
Üstelik hiçbir ücret ödemeden :)
Hahaha sizdede reklam yapıyormuşum hissi uyandı mı? :)
 
O akşam Azra'ya onun beğendiği 3 farklı desen çizdim. Balığı pullarla kaplamak istedi. Diğerlerinide boyama yaptı. Prensesin eteğinide aynı şekilde pul yapıştırdık.


Bunun gibi büyük boy pullar çok rahat oluyor. Rahatça alıp yapıştırabiliyor. Aynı zamanda resimdeki gibi düz pullar tercih edilmeli. Çukur pulların tersini düzünü ayıramayabiliyor ve doğal olarak çukur tarafları yapışmıyor. Sonrada kuzu sinir krizi geçiriyor :)



Bazı kısımlara sim de döktük.

Eğlenceli geçen bir geceyi daha geride bıralırken bir gün daha gitti diyorum.
Kuzuyla geçen ve bir daha asla geri gelmeyecek olan bir gün daha...
Yıllar sonra, içinde sürekli "keşke" lerin olacağı cümleler kurarken deli gibi özleyeceğim şu günleri daha dolu, daha O'nlu geçirme çabası içerisindeyim şimdilerde...
 
 
Kızımı özledim ben:)
Nokta
Azra gel fıstığım Legolarla oynayalım :)

12 Şubat 2014 Çarşamba

Karatahta (Yazı Tahtası) Yapımı

2 haftadır gidilmedi yalnız o bebek ziyaretlerine :)
Hergün gördükçe o notları, "tamam" diyorum. "Gideyim artık ayıp oluyo"
sonrası malum...
Ev, temizlik, Azra, okul depresif haller...
Ama bu hafta son vereceğim inşallah buna. Yarın hediyelerini alayım ve gideyim diyorum...
(Yazar burada gözlerini yukarıya dikerek ıslık çalma moduna geçmiştir, söylediğine kendi bile inanmamaktadır:)
 
***
Bloğumda karatahta yapımına daha önce yer vermeme rağmen 2 gün önce gece yarısı saat 1:30 civarı  aklıma gelerek hemen harekete geçmeme sebep olan ve beni uykusuz bırakan bu güzelliğide paylaşmadan edemedim:)
Kuruma süresiyle birlikte 1 saat kadar sürdü, hemen ertesi günde çerçeveciye götürüp çerçevelettim.


Evde daha önceden var olan ve evin dışında giriş kapımın hemen yanında asılı duran bu resim Azra'nın bir cümlesiyle miladını doldurmuş oldu.
Ben çok sevimli buluyorum ama Azra aynı fikirde değilmiş geçenlerde öğrendim bunu.
 
-Kızım balkona çıkıcaz kapının önünden terliklerini al gel hadi
-ıııııı anne sen al dışarıda canavar var"
 
anlam veremedim önce. İzlediği çiziği film vs. gibi bişeyden mi etkilendi diye düşünmeye başladım ki çok dikkat ediyorum o tür şeyler izletmemeye
"ne canavarı annecim? hani nede canavar" diye elinden tutup kapıyı açtım Azra bu resmi gösterince şaşırdım. Hergün görüyo aslında eve girip çıkarken ama hiçibir şekilde korku belirtisi göstermemişti. Azra'ya açıklamasını yaptım ve resmi kaldırıp onun yerine çiçek almaya karar verdik. Hemen resmi kaldırdım. yerine duvara asılan canlı çiçeklerden aldık. İkimiz birer tane.
Bakamadık kuruttuk oda ayrı bi mevzu:)
 

Resmin çerçevesini çıkartmak için arkasındaki çivileri penseyle söktüm.

Ardından camıma kavuştum.

Sonra tv karşısına geçip "annem" dizisi eşliğinde hayatımda en çok zevk aldığım işi yapmaya koyuldum. Boya kokusu, fırçalar, renkler boyamalar...
Daha öncede yazmıştım ama tekrar yazayım. Bu boya karatahta boyası olarak satılıyor.
Üzerine tepeşirle çok rahat yazı yazılıp silinebiliyor.
Büyük kırtasiyelerde bulunabilir ben http://www.tahtakalehobi.com/ sitesinden aldım.
***
Uygulanışı çok basit 1 kere enine boyuyorsunuz, ama boyadığınız yerin üzerinden bir daha geçmemeye özen gösterin aksi taktirde alttaki boyası kalkıyor.
 


Tamamen kuruduktan sonra...

Boyuna 1 kat sürüyorsunuz. Yine aynı şekilde boyadığınız yerin üstünden bir daha geçmiyorsunuz.
NOT: Bu katı sürmeden, alttaki boyanın tamamen kuruduğundan emin olun.


Kuruduktan sonra tahta kullanıma hazır hale geliyor.
Ben tahtayı asmak için evimde bu köşeyi seçtim. Giriş kapımın hemen yanı. Dolayısıyla yazdığım haftalık notlar sürekli gözümün önünde :)
Yazı tahtasından önce bu tablo vardı. Buna elveda dedim ve...
 
Yeni panoma hoş geldin dedim :)


 
Buda instagramda paylaştığım bi fotoğraf :)
 
Bu karede, 2 günlük anne ziyaretine giderken giriş kapısının hemen yanında olan ve görülmesi imkansız olan bu yazı tahtasına gölünden koparak yazdığı notun kocası tarafından görülmeyen bir kadının dramını görüyorsunuz aslında...
2 gün sonra gelip "beğendin mi notumu?"
sorumun karşılığı olarak bir çift anlamsız ve boş bakan gözle karşılaşıyorum :)
-he? Ne notu? Sorusuda tuz biber oluyor :)
-ah çok bedbahtım :)
 
Seni Seviyorum Adam...
 

30 Aralık 2013 Pazartesi

Cam Şişe Değerlendirme

Bitince atmaya kıyamadığım bu soya sosu şişesi aylardır karanlık kutular içinde beklemekteydi değişime uğrayacağı günü.
Gün geldi, değişime uğradı, yapan (ben:) kendisiyle bir miktar gurur duydu ve hayran hayran izledi eserini:)

Bu şişeki değişime uğrayabilmek için Kocaeli-Balıkesir yolları arasında saatlerce seyahat etti. Yazlıkta boş durmayayım kendimi eğlendirecek birşeylerde götüreyim düşüncesiyle hobi kutularının içi araştırılırken bulunmuştur kendileri:) Zira bu düşüncem olmasa tamamen unutmuştum böyle bir şişenin varlığını:)


Aşağıda yapım aşamaları yer alıyor. Malzeme olarak ben keten ipini tercih ettim.Ama renkli mumlu ip yada yün gibi ipler de olabilir. Hatta renkli mumlu ipi yakın bir zamanda deneme niyetindeyim. İnternette çok güzel örneklerini gördüm çünkü:)
Yapıştırıcı olarak tutkal da kullanılabilir. Ben boncok, kumaş v.s yapıştırırken de sıklıkla kullandığım sıvı silikonu kullandım.


Yapıştırıcının kurumasını önlemek için azar azar sürüp ipi şişenin etrafıma doladım.



...Ve Odamdaki rafın üzerinde yerini aldı bile :)

29 Aralık 2013 Pazar

Zımba Tabancasıyla Sandalye Nasıl Kaplanır?

Daha önce yer vermiştim aslında bu konuya. Ama bunuda eklemeden edemedim:)
Yazlıkta kendimize oda yapmaya karar verdiğimde ilk aklıma gelen konsept tabiki "denizci teması" idi.
Yazlık=Deniz :)
Yaptığım denizci temalı odaya uymayan sandalye tabiki elden geçmeliydi. Hemen internetten uygun kumaş bulunda sipariş verildi ve uygulanıp rahat bir nefes alındı :)

Sizde odanızda kullandığınız renk tonlarına uygun kumaşlar alarak odada bulunan sandalye koltuk v.s kaplayabilirsiniz. Ben aynı kumaştan birde perde yaptım ve bu şeklide bir bütünlük sağlamış oldum.

Bitmiş hali bu. Yine çok başarılı bir çalışma oldu. (Mütevazılıkta sınır tanımam:)

Eski halide buydu. Kumaşı yıpranmamıştı, yalnızca temaya uyması için değişime uğradı.

Bir tornavidayla arka tarafının ve oturma kısmının vidalarını söktüm ve kumaşı makasla kestim. Sonra kaplayacağım yeni kumaşın üzerine ters bir şekilde koyarak her yerinden gerdirerek zımba tabancasıyla zımbaladım. Zımba tabancasını yapı marketlerin hepsinde bulabilirsiniz. Fiyat olarakta çok uygunlar 20 - 30 TL gibi bir fiyata rahatlıkla işinizi görebilecek bir zımba tabancasına sahip olabilirsiniz.
Buna benzer bir önceki postumda zımbalama aşamalınıda göstermiştim.
Buradan göz atabilirsiniz.

29 Haziran 2013 Cumartesi

Kürdan ve Patatesten Kirpi Yaptık :)

Artık "Çocuğumla Etkinlik" adı altında yeni bir kategorim var. Bu başlık altında Azra'yla yaptığımız aktiviteler yer alacak.
Bazen çocuğu oyalamak için, bazen sırf onunla vakti geçirmiş olmak için bazense yapılan o etkinliğin ona birşeyler katacağını düşünerek yapılıyor bu etkinlikler..
 
Bu aktiviteleri ne için yapmış olursanız olun hepsi O'nun geleceğine bir yatırım aslında. Kimisi el ve göz koordinasyonunun gelişmesine yardımcı olmuş olacak, kimisi hayal gücünü geliştirecek ve belki ileride farklı yeteneklerinin keşfedilmesini sağlayacak...
 
***
Azra'yla mümkün olduğunca çok vakit geçirmeye, O'na vakit ayırmaya çalışıyorum. Gün içerisinde sürekli bir oyun halindeyiz:) İştahsız bir çocuk olduğundan yemek yedirirken bile
"aaa bak, geldi... gitti... kediş yedi... köpüş yedi..."
yada olmadı tişörtünün önündeki hayvan yada çocuk her neyse onunla konuşuyoruz:)
Göbüşüyle konuştuğumuz da oluyor zaman zaman :)
En olmadı, kurtarıcımız ipad :)
 
***
Biz anneler çaresiz kalıyoruz çoğu zaman, heleki kış ayları çekilmez olabiliyor...
Azra'ya ne zaman "Gel kızım seninle bişeyler yapıcaz şimdi, hadi örtümüzü serelim malzemelerimizi hazırlayalım" desem her seferinde aynı tepkiyle karşılaşıyorum "YA-ŞA-SINNNNNN" :)
Buda beni çok mutlu ediyor tabi :)
Hergün farklı birşeyler bulmak zor, ama ara ara da olsa Azra'yla bu tarz etkinlikler yapmaya gayret ediyorum ve yaptıkça burada paylaşacağım inşallah.
Hem birilerine fikir olur, yardımcı olur belki...

***
İlk olarak geçtiğimiz haftalarda yaptığımız kirpi çalışması sizlerle olacak:)
Azra burada 28 aylık. Tüm bunları yaparken o çok eğleniyor, çok mutlu oluyor.
Tabi onun mutluluğunu gören ben dahada mutlu oluyorum :)



Kirpinin tam şeklini görebilmek için önce tabletten kirpi resmi açtık.

 
 Sonra döktük önümüze bütün kürdanları. Kuzum kendi patatesine ben kendi patatesime sapladık.
Tüm bunları yaparkende Azra'ya kirpilerle ilgili ufak çaplı bir bilgi aktarımında bulundum.
"Anne kirpiler ne yer?" sorusunaysa "ımmmm kirpiler mi ne yer? Sence ne yer bi düşün bakalım" diyerek zaman kazandım o bana olası ihtimalleri sırlarken o esnada bende internetten baktım hemen:)
Cahil bi annesi olduğunu düşünmesin yavrum:)
Ne demişler "Ne çok gezen, nede çok okuyan bilir. Herşeyi yalnızca ANNELER bilir:)"
Ha hayt kızımın gözünde ben mükemmel ötesi, herşeyi bilen, her sorusuna cevap veren bi anneyim:)
İnternet sağ olsun ne diyim:)
 
 
Bu arada kirpiler etçil hayvanlarmış solucan, böcek, salyangoz kurbağa gibi hayvanlarla besleniyorlarmış efendim:)
Olurda birgün çocuğunuzla kirpi yapar ve çocuğumu kirpiler konusunda bilgilendireyim diye artistlik yaparda benim maruz kaldığım bu soruya sizde maruz kalırsanız kem küm yaparak oyalamayın çocuğu:) Lak diye yapıştırın cevabı :) Bunu bilemicek ne varki canım:)
 
 
...Ve Azra'nın deyimiyle
"Ta ta ta taaaaaam" :)
Biz gözlerini tahta kalemiyle çizdik, genelde yaptığımız şeylere yapay göz yapıştırıyoruz.
Sürekli bulunuyor evde aslında ama o an yoktu ve böyle yaptık. Aslında şimdi düşündümde toplu iğne de güzel olabilirmiş:)
Bu arada kafalarındaki o çizikler saçmış:) Azra öyle istedi ve yaptı:)


Kuzum çok sevdi birkaç gün oynadı bunlarla:)
NOT: Tecrübelerime dayanarak yaptığımız bu oyuncaklarla maksimum 1 hafta oynanmasını tavsiye ediyorum. Evimizi çürümüş patates kokuları sarsın istemeyiz öyle değil mi?
:)


DİKKAT: Yukarıdaki notta yazdığım sebepten dolayı çocuğunuzun bu kirpiyle duygusal bağ kurmasından sakının. Sonuçlarından ben sorumlu değilim ona göre:)

***
Sizinde benimle paylaşabileceğiniz, "şunuda yapabilirsin" diyebileceğiniz etkinlikler varsa lütfen benimle paylaşın....

Mutlu Haftasonları...

17 Haziran 2013 Pazartesi

Keçeden Yazılı Tişört Nasıl Yapılır?

Benim küçük kuzu anneler gününü sindiremeden babalar günü geldiiii çattı.
Efendim şöyleki: 34 gündür Azra hergün benim anneler gününmü kutluyor:)
anneler gününde "kızım bugün anneler günü biliyor musun? sen bana "anneler günün kutlu olsun demen gerekiyor." bi tanede çiçek ver bakim anneye:)" şeklinde yapmış olduğum konuşmadan sonra her dışarıya çıkışımızda gördüğü ilk çiçeği kafasından kopararak (dikkatinizi çekerim sapsız bi çiçek bu:) bana veriyor. Verirken "al anne anneler günün kutlu olsun" diyede ekliyor:)
bazen farklı bir versiyonunuda söylediği oluyor.
"Al anne anneler günü doğumgünü olsun" :p
O ne demekse:)
Ama ben bu versiyonu daha çok seviyorum:) Saçmalardan seçmeler :P
Televizyonda da ne zaman çiçek görsek "anne bak anneler günün kutlu olsun" diye heyecanlı heyecanlı bağırarak anlatıyor bana:)
Vel hasıl kelam anneler günü hala sürüyor bizim cephede ve ne zaman son bulacak inanın bende çok merak ediyorum:)
NOT:Bu durumdan memnun olmadığım söylenemez:)
***
Geçen yıl LCW'nın babalar günü tişörtünü almıştım. Bu yıl bu cici tişört yaptık babamız için.
Adım adım anlatacağım nasıl yaptığımı. Farklı bir yazıyla doğumgünü içinde uyarlanabilir.
Yakın bir zamanda BABA-KIZ tişörtü yapacağım benim çocuklara :p
yazısı bile hazır, babaya "big kid" (büyük çocuk) kuzuya "little kid" (küçük çocuk):)
İşin en zor kısmı düz beyaz tişört bulmaktı inanın. Uzun arayışlarım sonucu bulabildim.
İlla kenarına köşesine bi çiçek böcek, olmadı ayıcık kuzucuk bişey kondurmuşlar.
Ama yılmadım Gebze'yi talan ettim ve buldum. Azmin gücü :)
***
Efendim tarifimizin malzemelerine geçelim hemen
Malzemeler:)
Bir tutam ince keçe (istenilen renkte)
Bir adet küçük boy makas :)
1 adet sarı carbon kağıdı
Bir tutam kumaş yapıştırıcısı
Orta boy dikiş makinası:)
Hazırlanışı:)
Derince bir kap içine yapıştırıcıyı  ve karbonu katıp çırpmıyoruz tabiki. Ciddiyete davet ediyorum kendimi ve sirkelenip kendime geliyorum:)
İlk olarak tişörtün önüne yazmak istediğim cümleyi Word dosyasında yazdım yazı fontunu büyüttüm ve çıktısını aldım. Bunu gibi garip bir yazıysa çıktı aldığınız yerde garip bakışlara maruz kalabilirsiniz. Bu çok normaldir:)
Sonra araya sarı karbon kağıdı koyarak keçeye yazının izini çıkarttın ve düzgün bir şekilde harfleri kestim.
Uygulama yapacağım tişört buydu.
Bütün harfleri kestim, tişörtün yakası içinde elimde olan güpürü kullandım. Erkek çocukları içinde yine keçeden yapılan bir papyon olabilir. Hatta çok şık durur :)
Şeklini ayarlayıp bu şekilde iğneyle tutturdun her tarafından.
Sonra elimle diktim. Harfleri de kumaş yapıştırıcısıyla yapıştırdım. Ama dikeceğim daha sağlam olsun diye.

Sonuç olarak elinizde çok cici bir tişört olmuş oluyor. Bugün giydik babamızın karşısına çıktık.
Babasının yanına gitmedende tembihledim. "Azra babana adamın dibisin baba de tamam mı?" dedim:)
Yanına gittik "baba sen adamın dibisin" diyor:)
Çok güldük:) Babamız çok beğendi tişörtü. Azra bugün gün boyunda "adamın dibi dibi" diye diye dolaştı:) Arada bana "anne sen adamın dibisin" dediği oldu:)
Bunda benim Azra'ya "Azra adamın dibisin ne demek biliyor musun? Yani sen çok iyi bir babasın demek" dememin de etkisi büyük sanırım:)
***
Uzun aralar vermemek dileğiyle diyor ve hepinizi öpüyorum:)

17 Nisan 2013 Çarşamba

Karatahta Boyasıyla Karatahta Yapımı ve Yapışkanlı Kağıtla Çerçeve Kaplama :)

Karatahta boyasıyla karatahta mı yapımı? Hayır karatahta boyasıyla başka ne yapılabilirki?
Ne saçma oldu bu başlık ya:)
 
***
Efendim uzunca bir ayrılık dönemi yaşadık, bu dönemde ufak çaplı bir depresyona girdim çıktım :)
Bi ara bloğu kapatma kararı aldım sonra pişman olacağımı düşünerek vaz geçtim,
Yeni bir iş girişimi planım var fakat işe girişmeye korkuyorum, ya olmazsa diye...
Ve en kötüsü amcamı kaybettim...
 
***
Şimdi tekrar sahalara döndüm inşallah.
 
Uzun zaman önce yaptığım fakat hiç içime sinmediği için bloğa koymaktan vaz geçtiğim ve 2 gün önce yapışkanlı kağıtları keşfettikten sonra tekrar yenilediğim ve deli gibi aşık olduğum kara tahtamı nasıl yaptığımı göstereceğim.
Tahtam çalışma masamın önünde rafta bu şekilde duruyor şimdi, bakışıyoruz sıkça kendisiyle:)
Tepeşirle yazdığım "ÜŞENME, VAZ GEÇME ERTELEME" kelimeleride ilham veriyor...
 
 
Yukarıdaki çerçeve ahşap kenarlı normal bir resim çerçevesiydi.
Aşağıda adım adım anlattım yapımını fakat öncelikle karatahta boyamı aldığım sitenin linkini vereyim. Sitenin adı  http://www.tahtakalehobi.com/ karatahta boyalarının renkleri de var buradan bulabilirsiniz. Siteyi şiddetle tavsiye ederim 2 kere alışveriş yaptım ve ürünü ertesi gün kargoya verdiler. Çabucacık ulaştı elime ve herhangibir sorun da yaşamadım. Güvenle alışveriş edebilirsiniz.
 
***
Çerçevem buydu.
 
 
Çerçeveyi söküp camına boyayı uyguladım. Bu boyayla cam, duvar, ahşap vs. her yere uygulama yapabilirsiniz.
 
 
Ben boyanın siyah rengini tercih ettim. Birçok rengi mevcut sitede. Koyu yeşil de güzel olurmuş şimdi düşündümde:)
Bu boyanın uygulanış şekli şöyle;
2 kat yeterli oluyor. İlk katta hep soldan sağa doğru tek yöne yatay olarak sürüyoruz boyayı, bu boya tamamen kuruduktan sonra bu sefer 2. katı yukarıdan aşağıya doğru dikey olarak sürüyoruz.
2 kat yeterli oluyor zaten.
 
 Camı boyadıktan sonra çerçeveyi zımparaladım.
 
 
Zıparaladıktan sonra beyaz akrilir boyayla boyadım.
 
Sonra vernikleyip duvarıma asmıştım ilk hali buydu ama çok beğenmemiştim bu halini çünkü verniği sürdükten sonra beyaz rengi hafif sarımsı bir renk olmuştu bu fotoğrafta fazla belli olmuyor ama pek hoş durmuyordu. Aşırı mükemmeliyetçi ben, bunu bloğa koyamazdım :)
 
Fakat sonra işlerim için çarşıya çıktığımda her zamanki gibi "1 milyoncu" diye tabir ettiğimiz yerlere girmeden edemedim:) Hazır Azra yok yanımda bol bol vakit geçirdim oralarda.
Çok seviyorum o tarz yerlere girmeyi, güzel ve farklı şeyler çıkabiliyor.
Onların birinde dolaşırken bu güzel yapışkanlı kağıtlara rastladım. Çok sevdim ve aldım hemen.
Lazım olur, evde bulunsun dedim:)
Eve gelince şimşekler çaktı kafamda ve sabırsız ben akşamı zor ettim:) gece Azra'yı uyuttuktan sonra çerçeveyi kaplamaya koyuldum. Yapım aşamaları yok maalesef.
Böyle cici bişey çıktı ortaya:)
Yanındaki kalemlikte teneke domates salçası kutusu:) Onuda daha önceden boyamış ve hiç beğenmemiştim. Oda çıktı aradan ve çok hoş durdular yanyana:)
 
 
Bu boyayla boyadıktan sonra tepeşirle istediğiniz gibi yazı yazbilirsiniz üzerine.
Hafif nemli bir bezle silinebiliyor. Mükemmel bir icat :)
 
Bol bol kaplama ve kara tahta yapımı postu gelebilir bu sıralar:)
Bişeye taktımmı tamam, abartırımda abartırım artık:)
 
***
 
Arayı açmadan tekrar buralarda olacağım inşallah.
Selamatle...