30 Aralık 2013 Pazartesi

Cam Şişe Değerlendirme

Bitince atmaya kıyamadığım bu soya sosu şişesi aylardır karanlık kutular içinde beklemekteydi değişime uğrayacağı günü.
Gün geldi, değişime uğradı, yapan (ben:) kendisiyle bir miktar gurur duydu ve hayran hayran izledi eserini:)

Bu şişeki değişime uğrayabilmek için Kocaeli-Balıkesir yolları arasında saatlerce seyahat etti. Yazlıkta boş durmayayım kendimi eğlendirecek birşeylerde götüreyim düşüncesiyle hobi kutularının içi araştırılırken bulunmuştur kendileri:) Zira bu düşüncem olmasa tamamen unutmuştum böyle bir şişenin varlığını:)


Aşağıda yapım aşamaları yer alıyor. Malzeme olarak ben keten ipini tercih ettim.Ama renkli mumlu ip yada yün gibi ipler de olabilir. Hatta renkli mumlu ipi yakın bir zamanda deneme niyetindeyim. İnternette çok güzel örneklerini gördüm çünkü:)
Yapıştırıcı olarak tutkal da kullanılabilir. Ben boncok, kumaş v.s yapıştırırken de sıklıkla kullandığım sıvı silikonu kullandım.


Yapıştırıcının kurumasını önlemek için azar azar sürüp ipi şişenin etrafıma doladım.



...Ve Odamdaki rafın üzerinde yerini aldı bile :)

29 Aralık 2013 Pazar

Zımba Tabancasıyla Sandalye Nasıl Kaplanır?

Daha önce yer vermiştim aslında bu konuya. Ama bunuda eklemeden edemedim:)
Yazlıkta kendimize oda yapmaya karar verdiğimde ilk aklıma gelen konsept tabiki "denizci teması" idi.
Yazlık=Deniz :)
Yaptığım denizci temalı odaya uymayan sandalye tabiki elden geçmeliydi. Hemen internetten uygun kumaş bulunda sipariş verildi ve uygulanıp rahat bir nefes alındı :)

Sizde odanızda kullandığınız renk tonlarına uygun kumaşlar alarak odada bulunan sandalye koltuk v.s kaplayabilirsiniz. Ben aynı kumaştan birde perde yaptım ve bu şeklide bir bütünlük sağlamış oldum.

Bitmiş hali bu. Yine çok başarılı bir çalışma oldu. (Mütevazılıkta sınır tanımam:)

Eski halide buydu. Kumaşı yıpranmamıştı, yalnızca temaya uyması için değişime uğradı.

Bir tornavidayla arka tarafının ve oturma kısmının vidalarını söktüm ve kumaşı makasla kestim. Sonra kaplayacağım yeni kumaşın üzerine ters bir şekilde koyarak her yerinden gerdirerek zımba tabancasıyla zımbaladım. Zımba tabancasını yapı marketlerin hepsinde bulabilirsiniz. Fiyat olarakta çok uygunlar 20 - 30 TL gibi bir fiyata rahatlıkla işinizi görebilecek bir zımba tabancasına sahip olabilirsiniz.
Buna benzer bir önceki postumda zımbalama aşamalınıda göstermiştim.
Buradan göz atabilirsiniz.

18 Eylül 2013 Çarşamba

32 Aylık Kuzusu Kreşe Başlayan Bir Annenim İç Dünyasıyla Mücadelesi :)


Sıcağı sıcağına yazılsın istedim bu post. Zira duygular değişime uğrayacak zaman geçtikçe muhakkak...
***

Geçen yıl "seneye Azra'yı kreşe vereceğim" diye karar aldım kendi kendime. 3 yaşına 3 ay kalacaktı ve kreş için uygundu bana göre. Kış dönemini evde çok zor geçiriyoruz. Çevremizde Azra'nın yaşıtı çocuk pek yok. Apartmanda tek çocuk. Azra çok sıkılıyor. Aslında her yalnız çocuk gibi...
Ben yetemiyorum O'na. Sürekli benimle oynamak istiyor. Bir yere kadar oynuyoruzda ama O istiyorki sabahtan akşama kadar yalnızca onunla ilgileneyim. Onunla oynayayım...


 Bu kararı almamdaki en büyük neden Azra'nın yaşıtlarıyla oynamıyor olması idi. Yaşıtı bir ocuk gördüğünde yanıma kaçması, çocuklardan uzak durması ve yalnızca büyüklerle oynuyor olmasıydı. Büyük biriyle çok güzel oynar ve çok konuşur, hemde nefes almadan, susmaz hatta:) 

***
Hal böyle oluncada belki kreş ortamı iyi gelir diye düşündüm ki çevremden de hep bu şekilde yorumlar aldım. Belki daha iyi gelirdi kreş ortamı, çocuklar v.s
Hemde kışın ikimiz evin içinde depresyonlara girmeyelim yine dedim...

***
Ben 1 yıldır hazırlıyordun bu fikre kendimi. Hazırım sanıyordum...
Sonra yıl geçti ve gün geldi çattı.
İşler ciddiye bindi...
O ayrılacak mıydı evden? Nasıl?
Hergün hasret mi kalacaktım ona? Hem o daha küçücüktü. Anne kuzusuydu. Nasıl gönderecektimki?
Hem o yapabilir miydi? Küçüktü... Savunabilir miydi orda kendini? Benim kızım çok duygusal dayanamaz ağlar... Kıyamam ki... Ya istemezse? Ya ağlarsa?
Özlerimki ben onu... Hem biz 3 yıldır hiç ayrılmadık birbirimizden. Ben çalışmadım. Hep onunlaydım...

  ***

Kafamda milyon soru işareti, milyon karkaşa, karmaşa...
Bugün biraz daha azalmış olsa da henüz çok erken birşeyler söylemek için.

Bugün biz kreşe başladık:) Beklediğimden iyi tepki aldım aslında ilk gün için. 15 öğrenci var sınıfta ve hepsi 2010'lu. Kuzumun yaştları yani. Adaptasyon sürecinde olduğumuz için bugün beraber gittik ve yalnızca 2,5 saat kaldık. Ağlama durumumuz kesinlikle olmadı. Bu iyi bişey. 1 haftadır psikolojik olarak hazırlıyordum Azra'yı okula. "Azra sen artık büyüdün annecim, okula gidiceksin" "Kızımın okulunda park vaaaar, birsürü oyuncaklar vaaaaar, öğretmenleri masal okucak, arkadaşları olucaaaaak... v.s"
 Ben her bunları saydığında gülerek tepki verdi. Yalnızca "arkadaşları olucak,onlarla oyunlar oynayacak" kısmına "hayır hayır" şeklinde tepki gösteriyordu:)


Çok zor oldu. Çok düşündüm. Geceleri düşünmekten uyuyamadım. Sonra "Yapamam ben, dedim Yapamaz o da, göndermiyorum..." öylece uyuya kalmışım...
Sabah ablamı aradım tanıdığım herkezden fikir aldım bu konuda...
Kararımı netleştirdim ve hiç hesapta yokken kalktım ve kayda götürdüm Azra'yı
"Dedim ucunda ölüm yok, denemeden, yaşamadan göremeyiz. Belkide yapabilir. Sever belki. Kaynaşır belki. Açılır... İyi olur..."

***
Saat 10:00'da gittik okula ilk 2 gün 2,5 saat kaldık. 3. gün 3,5 saat. 13:15'te uyku saatleri normalde. Azra'nın o saatte uyuması imkansızdı zaten. Biraz sağa sola dönmüş durmuş, sonra ben anneme gidicem demiş:) Öğretmenide yanıma getirdi. Bugün 4. günümüz. Yine 10:00'da okula gittik. 3 gündür ben kreşte bekliyordum alt katta. Azra beni sorduğunda yanıma getiriyorlardı. Bugün bana gitmemi söyledi öğretmenimiz. Bensiz duracak. Telefon numaralarımızı aldık ve ben ayrıldım. 15:30 gibi gidip alacağım. 2 saat var. Özledim. Merak ediyorum. Beni soruyor mu acaba? Herşey yolunda mı?
Azra'yı bırakıp eşimin yanına ofise geldim. Kahvaltı yaparken o kadar çok aradımki kuzumu. Domatesin iç kısmını yumuşak diye hep Azra'ya veririm ben. Bugün veremedim...
Vicdan azabı çekiyorum sanki. Ama O'nun içinde iyi olacağını düşünüyorum.
***
Offfff bilmiyorum...
***
İlk gün kreşte o sınıfta ben aşağıdayken dayanamayıp ağladım.
O alışacak ben alışamayacaım galiba...
O'nu beklerken duygularımı döktüm telefonunun not defterine. İyi geliyor yazmak bana...
Aşağıdaki satırlar kızımla ayrılığımızın ilk saatlerinde yazıldı. Öylece döküldü işte...
Amacım her ne kadar onun sosyalleşmesini sağlamak, onun kendine olan özgüveninin yerine gelmesini sağlamak olsa da bu yaşta (32 aylık) bi çocuğu bi kalıp içine sokmak ne kadar doğru? 
Uyku saati, yatın!
Haydiii şimdi oyun saati...
Şimdi oyun bitti, hadi bakalım faaliyet saati...
Şu saati bu saati...
Canın oyun oynamak istediğinde oynayamazsın, çünkü şuan boyama zamanı, şuan boyama yapmak zorundasın...
Kafam karışık sadece, kreşe gitmeli mi? Ağlasa da göndermeli miyim? Desteklemeli miyim? Açılır mı? Aşılır mı bunlar?
Yada almalı mıyım? Annesinden ayırmamalı mıyım? Süt kuzusu o ya, kıyamam... Ömrüm, canım...
Ezilir mi ki? Alışır mı? Ağlar mı...
4-5 defa yanıma geldi. Oynamak istemedi içeride. Benimle oynamak istedi. Tek başına, yalnızca ikimiz...
İçerisi çok hareketli onun için, çok sesli çok gürültülü...
O beni istiyor...
Bütün gün nasıl bırakırım...
Akşama kadar burda...
Benden ayrı...
Masal saatiymiş şimdi...
Azra masalı çok sever...
Eminim şuan yukarıda pür dikkat masal dinliyordum kuzum... :)
Ölürüm ben ona...

1 saati geçkindir oynuyor yukarıda.
Az önce beni görmek istemiş, yanıma getirdi öğretmeni.
"Neler yaptınız kızım?" Dedim
Hemen saymaya başladı güzel güzel.
"Oyun oynadıııııııım, masal dinlediiiiiim, yazı yazdııııııım"
Dedim, "Aferin benim güzel kızıma" "Azra sen burda çok oyun öğren, sonra banada öğret aynılarını oynayalım evde tamam mı?" annecim
"Tamam" dedi oda.
Öptüm yanağını doya doya...
Sonra öğretmeni "hadi Azra biz yukarı çıkalım annen burda beklicek seni tamam mı?" Dedi
Azra öğretmenine "tamam ben seni geçicem" diyip merdivenlere doğru koşmaya başladı:)
Çok mutlu oldum onu böyle mutlu görünce:) o çıkınca koltuğumda yine bir miktar salya sümük oldum:) çok duygulandım...
Sanırım o alışıcak, ama ben alışamayacağım:) 
Özlerim kızımı ya. 08:30-16:30 az değilki...
İnşallah çok sever, hergün mutlu ve hevesli olarak gelir...
Benimde gözüm arkada kalmaz böylece. Evde çok sıkılıyor benim kuzum. Arkadaşlarını çok sever umarım...

***

Zamana bırakıyoruz şimdilik. İyi gidiyor gibi. Bugün aldığımda vereceği tepkiyi çok merak ediyorum. Beni aradımıki? Şuan uyku saatindeler. uyuyabilmiş midir? Sanmam...
Birkaç saat kaldı...
Zaman durdu sanki...
Hadi ama...
...

29 Haziran 2013 Cumartesi

Kürdan ve Patatesten Kirpi Yaptık :)

Artık "Çocuğumla Etkinlik" adı altında yeni bir kategorim var. Bu başlık altında Azra'yla yaptığımız aktiviteler yer alacak.
Bazen çocuğu oyalamak için, bazen sırf onunla vakti geçirmiş olmak için bazense yapılan o etkinliğin ona birşeyler katacağını düşünerek yapılıyor bu etkinlikler..
 
Bu aktiviteleri ne için yapmış olursanız olun hepsi O'nun geleceğine bir yatırım aslında. Kimisi el ve göz koordinasyonunun gelişmesine yardımcı olmuş olacak, kimisi hayal gücünü geliştirecek ve belki ileride farklı yeteneklerinin keşfedilmesini sağlayacak...
 
***
Azra'yla mümkün olduğunca çok vakit geçirmeye, O'na vakit ayırmaya çalışıyorum. Gün içerisinde sürekli bir oyun halindeyiz:) İştahsız bir çocuk olduğundan yemek yedirirken bile
"aaa bak, geldi... gitti... kediş yedi... köpüş yedi..."
yada olmadı tişörtünün önündeki hayvan yada çocuk her neyse onunla konuşuyoruz:)
Göbüşüyle konuştuğumuz da oluyor zaman zaman :)
En olmadı, kurtarıcımız ipad :)
 
***
Biz anneler çaresiz kalıyoruz çoğu zaman, heleki kış ayları çekilmez olabiliyor...
Azra'ya ne zaman "Gel kızım seninle bişeyler yapıcaz şimdi, hadi örtümüzü serelim malzemelerimizi hazırlayalım" desem her seferinde aynı tepkiyle karşılaşıyorum "YA-ŞA-SINNNNNN" :)
Buda beni çok mutlu ediyor tabi :)
Hergün farklı birşeyler bulmak zor, ama ara ara da olsa Azra'yla bu tarz etkinlikler yapmaya gayret ediyorum ve yaptıkça burada paylaşacağım inşallah.
Hem birilerine fikir olur, yardımcı olur belki...

***
İlk olarak geçtiğimiz haftalarda yaptığımız kirpi çalışması sizlerle olacak:)
Azra burada 28 aylık. Tüm bunları yaparken o çok eğleniyor, çok mutlu oluyor.
Tabi onun mutluluğunu gören ben dahada mutlu oluyorum :)



Kirpinin tam şeklini görebilmek için önce tabletten kirpi resmi açtık.

 
 Sonra döktük önümüze bütün kürdanları. Kuzum kendi patatesine ben kendi patatesime sapladık.
Tüm bunları yaparkende Azra'ya kirpilerle ilgili ufak çaplı bir bilgi aktarımında bulundum.
"Anne kirpiler ne yer?" sorusunaysa "ımmmm kirpiler mi ne yer? Sence ne yer bi düşün bakalım" diyerek zaman kazandım o bana olası ihtimalleri sırlarken o esnada bende internetten baktım hemen:)
Cahil bi annesi olduğunu düşünmesin yavrum:)
Ne demişler "Ne çok gezen, nede çok okuyan bilir. Herşeyi yalnızca ANNELER bilir:)"
Ha hayt kızımın gözünde ben mükemmel ötesi, herşeyi bilen, her sorusuna cevap veren bi anneyim:)
İnternet sağ olsun ne diyim:)
 
 
Bu arada kirpiler etçil hayvanlarmış solucan, böcek, salyangoz kurbağa gibi hayvanlarla besleniyorlarmış efendim:)
Olurda birgün çocuğunuzla kirpi yapar ve çocuğumu kirpiler konusunda bilgilendireyim diye artistlik yaparda benim maruz kaldığım bu soruya sizde maruz kalırsanız kem küm yaparak oyalamayın çocuğu:) Lak diye yapıştırın cevabı :) Bunu bilemicek ne varki canım:)
 
 
...Ve Azra'nın deyimiyle
"Ta ta ta taaaaaam" :)
Biz gözlerini tahta kalemiyle çizdik, genelde yaptığımız şeylere yapay göz yapıştırıyoruz.
Sürekli bulunuyor evde aslında ama o an yoktu ve böyle yaptık. Aslında şimdi düşündümde toplu iğne de güzel olabilirmiş:)
Bu arada kafalarındaki o çizikler saçmış:) Azra öyle istedi ve yaptı:)


Kuzum çok sevdi birkaç gün oynadı bunlarla:)
NOT: Tecrübelerime dayanarak yaptığımız bu oyuncaklarla maksimum 1 hafta oynanmasını tavsiye ediyorum. Evimizi çürümüş patates kokuları sarsın istemeyiz öyle değil mi?
:)


DİKKAT: Yukarıdaki notta yazdığım sebepten dolayı çocuğunuzun bu kirpiyle duygusal bağ kurmasından sakının. Sonuçlarından ben sorumlu değilim ona göre:)

***
Sizinde benimle paylaşabileceğiniz, "şunuda yapabilirsin" diyebileceğiniz etkinlikler varsa lütfen benimle paylaşın....

Mutlu Haftasonları...

17 Haziran 2013 Pazartesi

Keçeden Yazılı Tişört Nasıl Yapılır?

Benim küçük kuzu anneler gününü sindiremeden babalar günü geldiiii çattı.
Efendim şöyleki: 34 gündür Azra hergün benim anneler gününmü kutluyor:)
anneler gününde "kızım bugün anneler günü biliyor musun? sen bana "anneler günün kutlu olsun demen gerekiyor." bi tanede çiçek ver bakim anneye:)" şeklinde yapmış olduğum konuşmadan sonra her dışarıya çıkışımızda gördüğü ilk çiçeği kafasından kopararak (dikkatinizi çekerim sapsız bi çiçek bu:) bana veriyor. Verirken "al anne anneler günün kutlu olsun" diyede ekliyor:)
bazen farklı bir versiyonunuda söylediği oluyor.
"Al anne anneler günü doğumgünü olsun" :p
O ne demekse:)
Ama ben bu versiyonu daha çok seviyorum:) Saçmalardan seçmeler :P
Televizyonda da ne zaman çiçek görsek "anne bak anneler günün kutlu olsun" diye heyecanlı heyecanlı bağırarak anlatıyor bana:)
Vel hasıl kelam anneler günü hala sürüyor bizim cephede ve ne zaman son bulacak inanın bende çok merak ediyorum:)
NOT:Bu durumdan memnun olmadığım söylenemez:)
***
Geçen yıl LCW'nın babalar günü tişörtünü almıştım. Bu yıl bu cici tişört yaptık babamız için.
Adım adım anlatacağım nasıl yaptığımı. Farklı bir yazıyla doğumgünü içinde uyarlanabilir.
Yakın bir zamanda BABA-KIZ tişörtü yapacağım benim çocuklara :p
yazısı bile hazır, babaya "big kid" (büyük çocuk) kuzuya "little kid" (küçük çocuk):)
İşin en zor kısmı düz beyaz tişört bulmaktı inanın. Uzun arayışlarım sonucu bulabildim.
İlla kenarına köşesine bi çiçek böcek, olmadı ayıcık kuzucuk bişey kondurmuşlar.
Ama yılmadım Gebze'yi talan ettim ve buldum. Azmin gücü :)
***
Efendim tarifimizin malzemelerine geçelim hemen
Malzemeler:)
Bir tutam ince keçe (istenilen renkte)
Bir adet küçük boy makas :)
1 adet sarı carbon kağıdı
Bir tutam kumaş yapıştırıcısı
Orta boy dikiş makinası:)
Hazırlanışı:)
Derince bir kap içine yapıştırıcıyı  ve karbonu katıp çırpmıyoruz tabiki. Ciddiyete davet ediyorum kendimi ve sirkelenip kendime geliyorum:)
İlk olarak tişörtün önüne yazmak istediğim cümleyi Word dosyasında yazdım yazı fontunu büyüttüm ve çıktısını aldım. Bunu gibi garip bir yazıysa çıktı aldığınız yerde garip bakışlara maruz kalabilirsiniz. Bu çok normaldir:)
Sonra araya sarı karbon kağıdı koyarak keçeye yazının izini çıkarttın ve düzgün bir şekilde harfleri kestim.
Uygulama yapacağım tişört buydu.
Bütün harfleri kestim, tişörtün yakası içinde elimde olan güpürü kullandım. Erkek çocukları içinde yine keçeden yapılan bir papyon olabilir. Hatta çok şık durur :)
Şeklini ayarlayıp bu şekilde iğneyle tutturdun her tarafından.
Sonra elimle diktim. Harfleri de kumaş yapıştırıcısıyla yapıştırdım. Ama dikeceğim daha sağlam olsun diye.

Sonuç olarak elinizde çok cici bir tişört olmuş oluyor. Bugün giydik babamızın karşısına çıktık.
Babasının yanına gitmedende tembihledim. "Azra babana adamın dibisin baba de tamam mı?" dedim:)
Yanına gittik "baba sen adamın dibisin" diyor:)
Çok güldük:) Babamız çok beğendi tişörtü. Azra bugün gün boyunda "adamın dibi dibi" diye diye dolaştı:) Arada bana "anne sen adamın dibisin" dediği oldu:)
Bunda benim Azra'ya "Azra adamın dibisin ne demek biliyor musun? Yani sen çok iyi bir babasın demek" dememin de etkisi büyük sanırım:)
***
Uzun aralar vermemek dileğiyle diyor ve hepinizi öpüyorum:)

17 Nisan 2013 Çarşamba

Karatahta Boyasıyla Karatahta Yapımı ve Yapışkanlı Kağıtla Çerçeve Kaplama :)

Karatahta boyasıyla karatahta mı yapımı? Hayır karatahta boyasıyla başka ne yapılabilirki?
Ne saçma oldu bu başlık ya:)
 
***
Efendim uzunca bir ayrılık dönemi yaşadık, bu dönemde ufak çaplı bir depresyona girdim çıktım :)
Bi ara bloğu kapatma kararı aldım sonra pişman olacağımı düşünerek vaz geçtim,
Yeni bir iş girişimi planım var fakat işe girişmeye korkuyorum, ya olmazsa diye...
Ve en kötüsü amcamı kaybettim...
 
***
Şimdi tekrar sahalara döndüm inşallah.
 
Uzun zaman önce yaptığım fakat hiç içime sinmediği için bloğa koymaktan vaz geçtiğim ve 2 gün önce yapışkanlı kağıtları keşfettikten sonra tekrar yenilediğim ve deli gibi aşık olduğum kara tahtamı nasıl yaptığımı göstereceğim.
Tahtam çalışma masamın önünde rafta bu şekilde duruyor şimdi, bakışıyoruz sıkça kendisiyle:)
Tepeşirle yazdığım "ÜŞENME, VAZ GEÇME ERTELEME" kelimeleride ilham veriyor...
 
 
Yukarıdaki çerçeve ahşap kenarlı normal bir resim çerçevesiydi.
Aşağıda adım adım anlattım yapımını fakat öncelikle karatahta boyamı aldığım sitenin linkini vereyim. Sitenin adı  http://www.tahtakalehobi.com/ karatahta boyalarının renkleri de var buradan bulabilirsiniz. Siteyi şiddetle tavsiye ederim 2 kere alışveriş yaptım ve ürünü ertesi gün kargoya verdiler. Çabucacık ulaştı elime ve herhangibir sorun da yaşamadım. Güvenle alışveriş edebilirsiniz.
 
***
Çerçevem buydu.
 
 
Çerçeveyi söküp camına boyayı uyguladım. Bu boyayla cam, duvar, ahşap vs. her yere uygulama yapabilirsiniz.
 
 
Ben boyanın siyah rengini tercih ettim. Birçok rengi mevcut sitede. Koyu yeşil de güzel olurmuş şimdi düşündümde:)
Bu boyanın uygulanış şekli şöyle;
2 kat yeterli oluyor. İlk katta hep soldan sağa doğru tek yöne yatay olarak sürüyoruz boyayı, bu boya tamamen kuruduktan sonra bu sefer 2. katı yukarıdan aşağıya doğru dikey olarak sürüyoruz.
2 kat yeterli oluyor zaten.
 
 Camı boyadıktan sonra çerçeveyi zımparaladım.
 
 
Zıparaladıktan sonra beyaz akrilir boyayla boyadım.
 
Sonra vernikleyip duvarıma asmıştım ilk hali buydu ama çok beğenmemiştim bu halini çünkü verniği sürdükten sonra beyaz rengi hafif sarımsı bir renk olmuştu bu fotoğrafta fazla belli olmuyor ama pek hoş durmuyordu. Aşırı mükemmeliyetçi ben, bunu bloğa koyamazdım :)
 
Fakat sonra işlerim için çarşıya çıktığımda her zamanki gibi "1 milyoncu" diye tabir ettiğimiz yerlere girmeden edemedim:) Hazır Azra yok yanımda bol bol vakit geçirdim oralarda.
Çok seviyorum o tarz yerlere girmeyi, güzel ve farklı şeyler çıkabiliyor.
Onların birinde dolaşırken bu güzel yapışkanlı kağıtlara rastladım. Çok sevdim ve aldım hemen.
Lazım olur, evde bulunsun dedim:)
Eve gelince şimşekler çaktı kafamda ve sabırsız ben akşamı zor ettim:) gece Azra'yı uyuttuktan sonra çerçeveyi kaplamaya koyuldum. Yapım aşamaları yok maalesef.
Böyle cici bişey çıktı ortaya:)
Yanındaki kalemlikte teneke domates salçası kutusu:) Onuda daha önceden boyamış ve hiç beğenmemiştim. Oda çıktı aradan ve çok hoş durdular yanyana:)
 
 
Bu boyayla boyadıktan sonra tepeşirle istediğiniz gibi yazı yazbilirsiniz üzerine.
Hafif nemli bir bezle silinebiliyor. Mükemmel bir icat :)
 
Bol bol kaplama ve kara tahta yapımı postu gelebilir bu sıralar:)
Bişeye taktımmı tamam, abartırımda abartırım artık:)
 
***
 
Arayı açmadan tekrar buralarda olacağım inşallah.
Selamatle...

12 Mart 2013 Salı

Amerikan Servis Nasıl Dikilir? Aşamalı Anlatım

Kesin anladımki dikiş kesinlikle benim işimmiş. Yıllarca neden nefret etmişim bundan anlamıyorum.
 Benki bir tuhafiyeci kızıyım:) Gözümü iğne iplik, pullar buncuklar vs. ile açtım.
 
Azra'nın doğumundan sonra bende bi dikiş dikme, kıyafet tasarlama aşkı doğdu:) Pullar boncuklar ilgimi çeker oldu.
Kadınlık hormonlarım mı devreye girdi bir anda ne oldu bilmiyorum:)
Ne olduysa oldu ama iyi oldu:)
 
 ***
Bu postta resimler anlatacak herşeyi zira günlerdir bu post resimleri eklenmiş vaziyette yarım halde yazılmayı bekliyor. Tembel blogger bu postta kolaya kaçıkyor ve resimlere geçiyorum hemen efendim buyrun bakalım:)
 
 
Ben balık temalı balık sofram için denizci temalı Popart kumaş tercih ettim:)
 

Resimde 40*30 olarak gösterdim ölçüsü bu fakat eninden ve boyundan 2'şer cm dikiş payıda bıraktım yani 42*32 cm olarak kestim.

Kumaşı tersinden diktim. Bir kenarında bir parmak kadar açık bıraktım oradan kumaşın düzünü çevirdim.
 
Sonra düzünü güzelce ütüledim. Bu noktada köşelere iyice dikkat edin. Ben bir kalem yardımıyla içinden köşelerini ittirerek çıkarttım ve ütüledim. Köşesinde açık bıraktığınım kısmını da içine doğru kıvırarak üzerini ütüledim.

Sonra kenarlarında 1 cm boşluk bırakarak 4 kenarını da diktim. Resimde görülüyor zaten 1 cm bile aralık yok aslında:)

Ve sonuç bu oluyor. Ben çok memnun kaldım. Genelde diktiğim şeyleri beğenmem ama bunu çok sevdim:) Aklımda farklı modeller de var. Zaman buldukça yapacağım inşallah.

 
Umarım faydalı olabilmişimdir.
Herkese iyi geceler diliyor ve kaçıyorum...



7 Şubat 2013 Perşembe

Kullanımı Rahat Cırtcırtlı Omuz Apoletleri Yapılışı

Cırtcırt Cırtcırt, Cıc Cı Cı Cı Cırtcırt Cırtcırt
Nay na na na Nay na na na
 (Yukarıyı düz okumayın lütfen, biraz oynak olmalı :)
:)
Güzel şarkı olur bu kelimeden:)
Son günlerde o kadar çok haşır neşir oldumki cırt cırtla, adına şarkılar besteledim, şiirler yazdım artık:)
Seviyorum bu icadı ne yapayım:)
Ne demiştik benim için zımba makinası 1, silikon tabancası 2, cırtcırtsa 3. sırada geliyor.
Muhteşem üçlüm:)
Cırtcırtla ilgili çok post geldi bu aralar, daha gelecekte.
keşfetmeyen kalmasın bunu istiyorum:)
"Cırtcırt severler derneği" mi kursam sloganımızda şu "Hayatınızı kolaylaştırmak adına, CIRTIRT" sonra bir logo lazım, oda şu şekilde bir kadın figürü var ağzıda cırcırtla kapanmış:)
eee sloganımız neydi "hayatınızı kolaylaştırmak adına" dedik değil mi, bu erkeklerin hayatını da kapsıyor ehehe:) "Çok mu konuştu? o zaman onu da cırtcırtlayın" mesajı içeriyor:))
 Derneğimin üyelerinin büyük çoğunluğunu erkekler oluşturacaktır:)

Çok mu saçmaladım? Çok mu konuştum?
O zaman Cırtcırtlanmalıyım:)
Evet hala saçmalamaya devam ediyorum "Yaşasın Cırt Cırt Kardeşliği" diyorum ve konuya dönüyorum.
***
 
Omuz apoletlerini çok seviyorum ama bu aksesuarlı kıyafetleri yıkamak oldukça zor oluyor. Örneğin bu elbiseyi çok severek aldım ve o an "nasıl yıkarım, apoletler kopar mı kopmaz mı?" hiç aklıma gelmedi. Yalnızca bu elbiseye sahip olabilme çabası içerisindeydim:)
Aldıktan sonra 1 kere yıkadım ve makinadan çıkardığımda apoletlerin zincirlerinden bir çoğunun kopmuş olduğunu gördüm ve o günden sonra doğru düzgün giyemedim bile.
"Elinde yıka" mı diyorsunuz?
Yok ben almayayım. Azra yeterince vaktimi alıyor zaten. Kendime de vakit kalsın istiyorum.
Kendime vakit ayıramadığımda "acıların çocuğu" moduna giriyorum:)
Makina iyidir:)
***
Ben üzüntüyle makinadan çıkardığım elbiseyi asarken "keşke apoletler çıkabilir olsaydı" diye düşünürken kafamda bir ampul yandı:)
"Neden olmasın?"
Sonra zincirleri yapıştırıcıyla yapıştırarak tamir ettim ve işe koyuldum.
***
Elbisem bu, çok güzel değil mi? :)
 
Tersinden dikişlerini söktüm önce
 
Bu şekilde çıktı.
 
 
Sonra apoletin arkasına siyah cırtcırtı kumaş yapıştırıısıyla yapıştırdım. Bendeki yapıştırıcı çok sağlam. Uhu ve benzeri gibi yapıştırıcılarla yapıştırılırsa apoletleri yerine takıp sökerken cırtcırtların çıkma ihtimali var.
 
Önce yukarıdaki gibi yalnızca ortasına cırtcırt yapıştırmayı denedim fakat elbiseye taktığımda kenarlarının havada durduğunu gördüm ve o yüzden sonradan bu şekilde tamamını kapladım.
 
Aynı şekilde elbiseyi de cırtcırtın diğer kısmıyla apoletin şeklinde kapladım ama elbisedekini diktim. Yapıştırıcının yıkanırken vs. çıkma ihtimalini göz önünde bulundurdum. Bu şekilde daha sağlam oldu.
 
Bu şekilde daha net görülebilir.
 
En son olarakda apoletleri taktım ve sonuç budur:)
Şimdi rahatlıkla giyebiliyorum elbiseyi. Kirlendiğinde apoletleri çıkarıp buruşturup istediğim gibi atıyorum makinaya:)
Diğer güzel yanıysa, bu apoletleri başka kıyafetlerde de kullanabilecek olmam:)
Gözüme kestirdiğim bir ceketim var ona da cırtcırt dikip o cekette de kullanmayı düşünüyorum.
 
Bir "Sümeyye'den Harika Fikirler" programının daha sonuna geldik.
Yayında ve yapımda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
(ki hiç kimsenin emeği geçmemiştir bu yalnızca laf olsun diye yazılmış bir cümledir:)
Başka bir bölümde görüşünceye dek esen kalın...

31 Ocak 2013 Perşembe

Cırt Cırtlı Siyah - Kırmızı Peçete Halkası Yapılışı

Bugünlerde cırtcırtlılardan gidiyoruz:)
Cırtcırtı çok seviyorum çünkü yaptığın birşeyde tek birşeye bağlı kalmak zorunda değilsin.
O süsü sök başka bir süs yapıştır. Benim için silikon tabancası bir, zımba makinası iki, cırtcırtsa üçüncü sırada geliyor:) Süper üçlü adını veriyorum ben bunlara:)
Olmazsa olmazlarımdan:p
***
Bu peçete halkasını günler önce bitirmeme ve hatta postunu da hazırlamama rağmen yeni yayınlıyorum.
Sebep,
kırmızı peçetem yoktu:)
Şuan bu postu okuyorsanız bilinki kırmızı bir peçetem var artık:p
 
 
Siyah - kırmızı yemek masamı hazırlayıp bu peçete halkalarını kullanmak için sabırsızlanıyorum.
Hemen ayrıntılı yapım aşamalarına geçeyim.
Keçeleri hazırlayın bakalım geliyor resimler:)
***
İlk önce 15*4 boyutunda kalın keçe kestim. 2 tane yapacağım için 2 tane kestim.
 
 
Sonra halka şeklinde yuvarladım ve...
 
Zımbaladım.
 
Bu şekilde bir halka oluştu. Keçe kalın olduğu için çok güzel şekil aldı ve durdu.
 
Sonra etrafına saracağım kurdelanın başını hafif çapraz şekilde zımbalayarak keçeye tutturdum.

Bu şekilde etrafını sardım. Kurdelanın en sonunu yapıştırıcı ile iç kısma yapıştırdım.

 
Bittiğinde bu şekilde oluyor.
 
Sonra ufak bir parça cırtcırt kestim.
 
Bir tarafını halkaya,
 
Diğer tarafını ise üzerine koymak istediğim çiçeğin arka kısmına silikonla yapıştırdım.
 
 
Bittikten sonraki hali budur:)
 
 
Yani şu:)
Sizcede çok tatlı değil mi?
 
 
Cırtcırtlı yapışımızın güzel yanı, hangi renkte sofra hazırlıyorsak üzerine o renkte çiçek yapıştırabiliriz. Tekrar halka yapmamıza gerek yok:)
Başka bir postta yer vereceğim buna...
 
Selametle...